Bakan Çağlayan mülteci kampını ziyaret etti

Çağlayan, Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Örgütü Programı İcra Direktörü Ertharin Cousin ile ziyaret ettiği konteyner kent gezisi sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamada, Suriyeli sığınmacıların taleplerini ve şikayetlerini aldıklarını belirtti.

Ziyarette Suriyelilerden çoğunun teşekkür ve teveccühlerini de aldıklarını ifade eden Çağlayan, Türkiye'nin, en başından beri Suriyeli sığınmacılara topraklarını açtığını ve her türlü konuda onlara desteği bugüne kadar verdiğini ve vermeye devam edeceğini dile getirdi.

Çağlayan, şunları kaydetti:

''Bilhassa bunları yapmak için de bir kimseden herhangi bir şekilde uyarı, herhangi bir kimseden bu konuda destek beklemedik. Sayın Başbakanımızın bu konudaki hassasiyetleri Hükümet olarak, bilhassa bugün görmüş olduğunuz, son derece modern bir kenti hayata geçirdik. Baktığınız zaman, burada yaşamını sürdüren Suriyeli kardeşlerimizin belki de Türkiye'nin birçok yerinden daha iyi yaşam koşullarında olduğunu görüyoruz. Bir kere bunun altını çizmek istiyorum.''

Türkiye'nin Suriye'de yaşanan ''insanlık trajedisine'' kayıtsız kalamayacağını ifade eden Çağlayan, Türkiye'nin Suriyeli vatandaşları ülkesine kabul eden ilk ve en fazla Suriyeliyi barındıran ülke olduğunu vurguladı.

''Bundan kardeşlerimizin böyle acılı günlerinde, onlarla birlikte olmak, beraber olmak, onlara destek olmak adına son derece mutlu olduğumuzu ifade etmek istiyorum'' diyen Çağlayan, bu konuda ülke olarak dünyadan sadece 30 milyon dolarlık bir maddi destek gelmiş olmasına rağmen, Türkiye'nin sadece devlet kaynaklarıyla bugüne kadar 360 milyon dolar para harcadığını aktardı.

''Başımızın üstünde yerleri var-''

''Ucu açık'' olan sürecin devam etmesi halinde Türkiye'nin sağladığı desteğin de artarak devam edeceğini kaydeden Çağlayan, şöyle devam etti:

''Her geçen gün kardeşlerimizin yaşam kalitesi ve yaşam seviyelerini artırarak hizmetlerimizi yapıyoruz. Bunu bir insanlık görevi olarak kabul ediyoruz, bunu kardeşlerimize bir görev olarak kabul ediyoruz. Ancak bunları yaparken, sizlerin de izlediği gibi herkes teşekkürlerini dile getirdi. Bilhassa Sayın Başbakanımıza, hükümetimize ve tüm yetkili arkadaşlarımıza... Bu bizi mutlu ediyor, ancak bizim asıl mutluluğumuz Suriyeli kardeşlerimizin, kendi ülkelerinde özgür bir şekilde, demokratik haklarını kullanabilmeleri. Onların kendi topraklarına gidip, nerede kalmışsa kaldıkları yerden yeni yaşam şartlarına kavuşmaları en büyük temennimiz. Yani biz Suriyeli kardeşlerimizin huzur içinde, refah içinde, sağlık ve güvenlik ve esenlik içinde bir an önce ülkelerine dönmesini temenni ediyoruz. Bunu onlar adına bilhassa temenni ediyoruz, yoksa başımızın üstünde yerleri var.''

Türkiye'nin yardımları

Türkiye'nin bu konudaki duyarlılığını artırarak devam edeceğini vurgulayan Çağlayan, ''Bu konuda Türkiye olarak dünyanın her tarafına çok çeşitli destekler yapıyoruz. Bakın sadece 2011 yılında Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak dünyanın birçok yerine devlet kaynaklarıyla 1,3 milyar dolarlık yardım yaptık. Buna sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörümüzün yapmış olduğu 1,1 milyar dolarlık yardımı da koyduğumuz zaman Türkiye Cumhuriyeti devleti 2011 yılında dünyada yardıma ihtiyaç hisseden ülkelere toplam 2,4 milyar dolarlık bir yardım desteğinde bulunmuştur. Bu tüm dünyanın örnek alması gereken bir gelişme ve hadisedir'' değerlendirmesinde bulundu.

Çağlayan, ''Bakın biz bunları yaparken, insanların dillerine, dinlerine, ırklarına, renklerine, inançlarına göre ayrım yapmadık, yapmıyoruz, yapmayacağız. Biz tüm insanlık alemine aynı mesafede olduğumuzu her fırsatta ifade ediyoruz. İster Müslüman olsun ister Hristiyan olsun, hangi etnik gruptan, hangi kökenden olursa olsun, biz yaratılanların hepsini Yaradan'dan dolayı kucaklıyoruz ve kucaklamaya devam edeceğiz. Bir kere bizim hükümet olarak, AK Parti olarak anlayışımızın bu olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum'' ifadesini kullandı.

Çağlayan, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın tek tek her birini her gün kontrol ettiği'' kampların, bugünkü seviyesine gelmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Kampların çok kısa süre içerisinde bu seviyeye gelmesinin hükümetin, nasıl etkin bir koordinasyon sağladığının da çok net bir göstergesi olduğunu belirten Çağlayan, ''Çok kısa süre içerisinde bunları yapmak, büyük bir bilgi ve beceri isterdi, işte biz bunu gerçekleştirdik'' dedi.

Çağlayan, BM Dünya Gıda Programı'yla daha geniş programlar yapmak istediklerini sözlerine ekledi.

''Türkiye'de huzur bulmuşlar-'

BM Dünya Gıda Örgütü Programı İcra Direktörü Ertharin Cousin de ziyaretin kendileri açısından çok önemli olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin sağladığı desteği büyük bir takdirle karşıladıklarını aktaran Cousin, şunları söyledi:

''Bu durumdan etkilenen Suriyelilerin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için işbirliği içerisinde çalışmaya devam etmeliyiz. Bugün bu kampta dolaşırken bebekler gördüm, çok sağlıklı bebekler gördüm, çok sağlıklı ve mutlu çocuklar gördüm. Aynı zamanda anneler gördüm, ülkelerini terk etmiş olan anneler gördüm. Bu anne ve babalar Türkiye'de huzur bulmuşlar. Bu süreç içerisinde sadece karınlarını doyurmakla kalmadan, akıllarına da zihinlerine de huzur sağlayabilecek bir ortamı yaratmamız, ancak ortaklık içinde çalışarak mümkün oldu.''

Dünya Gıda Programı'nın, sadece Suriye içerisindeki kişilerin gıda ihtiyaçlarını karşılayabilmek üzere 1,5 milyon kişiye ulaştığını kaydeden Cousin, ayrıca Ürdün, Lübnan, Türkiye, Mısır ve Irak'a sığınma talebinde bulunmuş Suriyeliler için de 250 bin civarında kişiye ulaştıklarını ifade etti.

Çağlayan ve Cousin, Kilis'teki temaslarının ardından kentten ayrıldı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.