Çeçen direnişi ve Kadirov ihaneti!
Birinci Çeçen-Rus savaşında "sonuna kadar saldır" sloganıyla yola çıkan ve alenen başarısız olan Rusya, artık gözünü yeni taktiklerle, yeni bir işgale çevirmişti. Dağıstan sınırından Çeçen köylerini bombalamaya başlayan Rusya, Şamil Basayev ve Hattab’ın Dağıstan operasyonlarını bahane ederek zaten bir ay önceden (yaklaşık 20 gün) bombalamaya başladığı Çeçenistan’ı tekrar işgal etme kararı aldı.

 Başkent Moskova’da ve Dağıstan’ın farklı bölgelerinde esrarengiz patlamalar yapan Rus Gizli Servisi KGB (yeni adı Fsb), işgali meşrulaştırmayı amaçlamış ve kısmen de olsa başarılı olmuştur.
 
11 Ekim 1999 tarihinde 2. Çeçen-Rus savaşı başlamıştı ancak Rusya Federasyonu’nun başında artık Boris Yeltsin yoktu. Yeni isim “derin devlet” destekli Vlamidir Putin’di. Zaten Rusya’da politikaları belirleyen halkın seçtiği partiler değil, derin devlet güdümündeki Fsb’dir. Putin, yıllarca Rus Gizli Servisi FSB’ de ajanlık görevi yapmış ve bir dönem genel direktörlük görevine kadar yükselmiştir.
 
Rus ordusu, Çeçenistan’ı aşamalı olarak işgale başlamış ancak 2000 yılına gelinmesine rağmen ayrılıkçı direniş faaliyetlerini bir türlü durduramamıştı. Putin, Çeçen halkının mücahidlere olan ilgisini ve desteğini azaltmak, direniş hareketini durdurmak ya da en aza indirgemek için yeni bir plan yaptı. Buna göre; ''Çeçenleri paralı Çeçenlerle vuracaktı!''
 
Plan belliydi; öncelikle kukla bir seçim yapılacak ve ardından danışıklı dövüş başlayacaktı ama işler Putin’in istediği gibi gitmemişti. Dağıstan’da ki milis mücahid gruplarının da Çeçenistan’a gelmesiyle birlikte direniş hareketi hat safhaya ulaşmış ve Ruslara kukla da olsa bir seçim yapma fırsatı kalmamıştı. Tamda esnada Putin, bir kararname ile Ahmet Kadirov’ u devlet başkanı olarak atadı. Böylece 2000 yılının ortalarında Kadirov ailesinin ensesine ip geçirilmiş ve yıllarca sürecek olan kukla oyunu başlamıştı!
 
Ukrayna göçmeni Yahudi asıllı bir ailenin torunu olan Ahmet Kadirov, Taşkent İslam Enstitüsünde okumuş ve gençliğinde bir süre Komünist Rusya Devleti’nin istihbarat servisine muhbirlik yapmıştır. Cevher Dudayev’ in Çeçenistan’ın bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte Grozni (Cevherkale)’ ye gelerek görev almak istemiş ve 1995'te Çeçenistan müftüsü olarak atanmıştır. Ancak yürüttüğü muhalif ve ‘gizli’ işbirlikçi faaliyetleri yüzünden 1999 yılında Cumhurbaşkanı Aslan Mashadov tarafından görevden alınarak vatan haini ilan edilmiştir.
 
Ahmet Kadirov, 5 Ekim 2003’te yapılan ve halkın büyük çoğunluğunun katılmadığı seçimlerde devlet başkanlığı statüsünü zorda olsa tescillemiştir.
(Bu arada Şamil Basayev, seçim günü bir haber ajansına yaptığı açıklamada Ahmet Kadirov’u en kısa zamanda ortadan kaldıracağını belirtiyor ve bunu bir başkası yaparsa 50.000 dolar ödül vereceğini vaat ediyordu.)
 
Ahmet Kadirov, kendince icat ettiği adam kaçırma (diğer adı; cezalandırma) operasyonlarıyla yaklaşık 2.000 sivil Çeçen’i kaçırmış ve bu durumu görev süresi boyunca “Adam yoksa problem de yok” sloganıyla dillendirerek meşrulaştırmaya çalışmıştı.

(Günümüzde de devam etmekte olan adam kaçırma olaylarında Memorial insan hakları komisyonunun raporlarına göre toplam 5.000 sivil ortadan kaybolmuştur.)
 
9 Mayıs 2004 tarihinde işgal altındaki Çeçenistan’da, başkent Grozni(Cevherkale) şehir stadyumunda Sovyetler Birliği'nin İkinci Dünya Savaşı'nda Nazilere karşı kazandığı zaferi kutlayan Ahmet Kadirov, kendisini birazdan nelerin beklediğini bilmeden Rus yanlısı yandaşlarıyla birlikte ünlü Çeçen ve Rus şarkıcıları dinliyordu.
 
Kutlamanın ortalarındayken stadyum büyük bir patlamayla sallanmış, Ahmet Kadirov ve Rusya’nın Kafkaslar Bölgesi Komutanı General Valeri Baranov’da dahil olmak üzere çoğu asker 35 kişi hayatını kaybetmişti.
(Çeçenler arasında hızla yayılmış olan bir efsaneye göre bombayı aktif hale getiren düğmeye bizzat Şamil Basayev basmıştır.)
 
Ahmed Kadirov’un öldürülmesinden birkaç ay sonra, tam olarak 29 Ağustos 2004’te (Rus basınına göre) halkın sadece %30’unun katıldığı göstermelik bir seçim yapıldı. 13 adayın yarıştığı seçimde Ahmet Kadirov’un kabinesinde İçişleri bakanlığı yapan Alu Alhanov oyların %71’ini alarak yeni kukla devlet başkanı oldu. Bu arada Rusların "vatansever Çeçen" olarak tanıdığı Movsar Hamidov ise seçimlerden ikinci olarak ayrılmıştı. (Hamidov, Rus gizli servisi Fsb’nin Çeçenistan’daki faal ajanıdır ve bu durumu röportajlarında gururla(!) belirtmektedir.)
 
Babasının ölümü üzerine intikam yeminleri eden Kuzey Çeçenistan’daki kaçakçı çetelerin lideri oğul Ramazan Kadirov bu durumdan pek memnun olmamıştı. Kendisine, beklediği devlet başkanlığı görevi yerine başbakanlık teklif edilmişti ve bu makam düşündüğü kanunsuzluklar için yeterli değildi. Kadirov, bu yüzen sık sık Moskova’ya (zevk yuvasına) gitmeye başlamıştı. (Kadirov bu dönemde adeta Moskova-Grozni arasında mekik dokuyordu.)
 
Milliyetçi Rus basının yaptığı haberlere göre yeni kukla Alu Alhanov tam bir beceriksizdi. Halkı üzerinde otorite kuramıyor, Putin’ in istediklerini yerine getiremiyordu. Alhanov karşıtı haberlerin yoğunlaştığı esnada Moskova da bulunan Ramazan Kadirov, 2007 Şubatında Kremlin sarayında Putin’le gizli bir görüşme yaptı. Aynı ay içinde Alu Alhanov istifa etti(rildi) ve jet hızıyla anayasa değişikliği yapılarak henüz 32 yaşında bir adam devlet başkanı olarak ilan edildi. Alu Alhanov, bir süre sonra Rusya içişleri bakan yardımcılığı makamına getirildi.

(Kadirov, 2011 yılı başında Putin’den aldığı yetkiyle seçim yaptırmadan 4 yıl daha devlet başkanlığına devam edeceğini açıkladı.)
 
Nihayet Kadirov, yıllardır ısrarla istediği başkanlık makamına oturmuştu. Ancak gel gör ki bu normal bir devlet başkanlığı değil, tam anlamıyla diktatörlüktü. Çünkü Kadirov, yüz binlerce insanın katili olan işgalci Rusya devletinin kuklası olarak devlet başkanı seçilmişti ve bu zulmün el değiştirmesinden başka bir şey değildi.
 
Cevher Dudayev, Aslan Mashadov, Zelimhan Yandarbiyev, Abdulhalim Sadullayev, Şamil Basayev gibi liderlerin amaçladığı ve bu uğurda yüz binlerce şehid verilen İslami Çeçenistan devletini, Rus bayrağına ve katil liderlerine sadakat yeminleri eden bir adam nasıl yönetirdi?
 
Halkının “idi amini” ve “Kafirov” diye nitelendirdiği bir insan nasıl olurda devlet başkanlığına getirilirdi?
 
Ülkesinde işsizlik oranı hat safhadayken partiler düzenleyerek deste deste para saçan, garajında 17 adet son model arabası olan (fotoğrafları mevcuttur) medya önünde dindar görünmeye çalışıp kadınlarla gizli ahlaksız partiler veren (bu görüntüler hala mevcuttur) devasa malikânesinde at yarışı hipodromu olan, arkadaşlarıyla köpek dövüşü partileri veren, evinde timsah ve kaplan besleyen, mücahid hanımlarına işkence ve cinsel tacizde bulunan, kendi karısını mücahidlere acıdığı gerekçesiyle kurşuna dizen, evli kadınlara güzellik yarışması düzenleyen ve birinci olan kadına kocasının yanında paralı ahlaksız ilişki teklif eden (bu yarışma canlı yayınlandı), eşcinsel (gay) sanatçıları evine çağırtıp özel konser verdirten, tekbirlerle şarap içen, bidatleri meşrulaştıran, İslam dininde reform olmasını isteyen, kendisine muhalif Çeçen ve Rus gazetecileri öldürten, sayısı binleri bulan faili meçhullerin sorumlusu olan, A.İ.H.M’ de yüze yakın dava kaybeden, Çeçenistan’ın haklı devlet başkanı ve aynı zamanda âlim olan 4. Çeçenistan cumhurbaşkanı Abdulhalim Sadullayev’ in cesedine basıp; ‘’Büyük ayıyı öldürdüm’’ diyen, (Aslan Mashadov'un şehadetinde Kadirov’unda parmağı var), Cevher Dudayev’ e hakaret eden, Şeyh Şamil’e ‘Zalim diktatör’ diye hitap eden biri nasıl olurda müslüman Çeçenistan'ın Devlet başkanı olur?
 
Kadirov göreve geldikten hemen sonra kendini meşrulaştırmaya çalışmış, savaşın bittiğini ve hayatın normale döndüğü yalanını yaymak için yoğun çaba sarfetmiştir.
 
Bu işe ilk olarak başkent Grozni (Cevherkale) ‘de Sultanahmet Camiine benzer bir cami ve devasa binalar inşa ederek start vermiş ancak tüm bu çalışmaların Şehid Aslan Mashadov’ un planlayıp savaş nedeniyle başlayamadığı projeler olduğu ortaya çıkınca adeta afallayarak başka yollar denemeye koyulmuştur.
 
İnsanlara dindar görünmek için umreye gitmeye karar veren Kadirov, uçaktayken kendi tekelindeki devlet televizyonunda yayınlanan ve sonradan kaldırılan bir konuşmasında "Allah’ın izin vermediği yolda emin adımlarla ilerliyoruz." Demiş ve kendini bir nevi ifşa ederek tüm dünyaya rezil etmiştir. (Bu konuşma kaydı hala mevcuttur.)
 
Kadirov, resmi kayıtlara göre 300.000’den fazla masum insanın katili olan 100.000’den fazla Mustazafı yurdundan çıkaran ve kendisi gibi bir sadisti devlet başkanı olarak atayıp Çeçen halkına ve İslam’a bu şekilde en büyük hareketi yapan katil Putin hakkında; "O dünyada herkesten ve her şeyden çok sevdiğim biridir ve onun düşmanı benim düşmanımdır." Demiştir.

(Kadirov’un uyguladığı dikta yönetim ve şiddet politikaları işgalcilerce o kadar çok sevilmiş olmalı ki kendisine bizzat Putin tarafından "halkın onuru" ve "halkın kahramanı’" madalyalarını verilmiştir.)
 
Rus Parlamentosu Duma’nın 2011 yılı başlarında çıkardığı bir yasayla birlikte Moskova’ya bağlı özerk yapılı cumhuriyetlerin "özerk" olma statüsü ortadan kaldırılmıştır. Böylece göreve geldikten 4 sene sonra Kadirov’un Çeçenistan devlet başkanlığı sıfatı sonlandırılmış ve sade bir başkanlık olarak değiştirilmiştir. Bahsi geçen yerlere Muhtar Bölge statüsü bile vermeyen bu yasaya göre yalnız Çeçenistan değil, Dağıstan, Kabardey-Balkar ve İnguşetya gibi cumhuriyetlerde özerklik statülerini kaybetmiştir!
 
Bir zamanlar Gürcistan ve Afganistan gibi devletlerin tanıdığı bağımsız Çeçenistan, Kadirov’un sayesinde muhtar yönetime yada yarı özerk bir statüye bile layık görülmemiştir.
 
***
 
Aslında her şey Kadirov’ un düşündüğü gibi güllük gülistanlık değil. Çeçenistan’da ve Kafkasya’nın diğer bölgelerinde ciddi şekilde faal olan ve her geçen gün etkisini dahada çok arttıran mücahidler, kukla Kadirov‘ u oldukça endişelendiriyor.
 
Nadiren çıktığı Grozni’den kendi köyü Hosi-yurt’a tatil yapmak için gelen Kadirov, tam olarak 29 Ağustos 2010 günü Çeçen mücahidlerin saldırısına uğradı. Yaklaşık 1.500 paralı Kadirovist askerin koruduğu Hosi-yurt köyü, o gün birçok paralı Rus yanlısına mezar oldu.
 
Yalnızca 12 Çeçen mücahid sabah 04.00’ten öğlen 15:00'a kadar tüm köyü kukla mezarlığına çevirmişti. Kendisine ait 7.000 kişilik özel paralı (kukla) ordusuyla övünen Kadirov ise mücahidlerin baskın yaptığı haberini alır almaz elbise ve ayakkabısını bile giymeden Hankale'deki Rus askeri üssüne kaçmak zorunda kaldı. (Bu görüntüler Rus basınına dahi yansıdı)
 
Henüz bu saldırının üzerinden birkaç ay geçmişti ki Kadirov, mücahidlerin yeni bir saldırısına daha maruz kaldı. 20 Ekim 2010 günü başkent Grozni’de kukla parlamentosunda klasikleşmiş oturumlarından birini yapan Kadirov, mücahidlerin saldırısıyla bir kez daha afallamış ancak kurtulmayı başarmıştır.
 
Her iki saldırıda da işbirlikçi Kadirov ve işgalci Rusların toplamda 87 kaybı vardı ve bu saldırılar, hem Kadirov’u hemde diğer işbirlikçileri bekleyen sonun hızla yaklaştığının somut bir göstergesiydi.  (AYLIK Dergisi - Abdulkadir Polat)

Anahtar Kelimeler:
2
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner16

banner4

banner15

banner21