Hangi Taliban?
Sovyet işgalinin bitmesiyle beraber, kuzey Afganistan'da Özbek, Tacik, Türkmen ve Hazaralar'ın ağırlıkta olduğu, kendilerine "kuzey ittifakı" adını veren grup, Burhaneddin Rabbanî liderliğinde Kabil'de yönetimi ele aldı. Fakat sovyet işgali döneminde gelen ABD kaynaklı yardımlar kesilince, Afganistan'da bir kaos dönemi başladı. Bu dönemde özellikle ülkenin güneyi ve doğusundaki Peştun aşiretleri kendi aralarında çatışmaya, toprak ağaları kendi bölgelerinde oluşturdukları silahlı gruplarla soygun ve yağmalara başladı. Rus işgali sırasında Pakistan üzerinden CIA'ın silah ve maddi desteğini alan Peştun aşiretler, bu destek kesildikten sonra Kandahar ve Helmand bölgelerinde birbirleriyle savaşmaya başladılar. 
Bu dönemde şer'i hükümleri uygulamaya koyan ve medrese öğrencilerinden oluşan bir grup, toprak ağalarına karşı örgütlenmeye başladı. Maksatları toplum düzenini yeniden kurmak ve Afganistan'ı Şeriat hükümleriyle yönetilen bir İslâmi devlet haline getirmekti. Bu grup, medrese öğrencilerinden oluştuğu için halk arasında 'Talibler' olarak anılıyordu. 1994 yılında Molla Ömer başkanlığında Kandahar'da ve güney vilayetlerinde egemenliğini ilan eden bu grubu dünya "Taliban" olarak tanıyacaktı. Kısa sürede örgütlenen Taliban hareketi, kuzeye doğru yani başşehir Kabil'e doğru harekete geçti. 
2 yıl süren çatışmalar ardından Kandahar'dan Kabil'e kadar bütün şehirleri ele geçiren Taliban 1996'da Kabil'e girdi ve Afganistan İslâm cumhuriyetini ilan etti. 
Taliban'ın Tanınma Dönemi

Molla Ömer'in liderliğindeki Taliban, şeriat hükümleri uyguladığı 1996-2001 yılları arasında sadece Pakistan ve Suudi Arabistan  tarafından tanındı. Batılı yardım örgütlerinin çalışmalarını da durduran Taliban, Afganistan'da sadece Birleşmiş Milletler'in kalmasına izin verdi. Ancak BM de Kabil'de bir çalışanının öldürülmesinin ardından Kabil ofisini kapatarak, çalışmalarını Pakistan üzerinden sürdürmeye başladı.
Taliban bir taraftan kuzey ittifakıyla yaşadığı iç savaşla, bir başka taraftan da uyguladığı katı yöntemlerle dünya gündeminde sık sık yer aldı. Afganistan'da Taliban yönetiminin sonunu getiren, 11 eylül saldırılarından sorumlu olduğu iddia edilen El Kaide lideri Usame bin Ladin'in, Afganistan'a sığınması oldu. ABD'nin "bin Ladin'i teslim edin" talebini "bize sığınan birini teslim etmek geleneklerimize aykırı" diyerek geri çeviren Molla Ömer, 2001 yılı ekim ayında başlayan ABD ve NATO işgali ardından, tekrar güneye, Taliban hareketinin doğduğu Kandahar ve çevresine çekildi.
İşgalin ilk üç yıllık döneminde, ABD ve NATO'dan ümitvar olan Afgan halkı, özellikle NATO askerlerinin sivillere yönelik kötü uygulamaları ve sivillerin sorgusuzca gözaltına alınarak Guantanamo ya da Bagram gibi ABD'nin özel hapishanelerine götürülmesinin ardından, direnişte olan Taliban'a destek vermeye başladı. Afgan Talibanı'nın hedefi ülkeyi işgal eden ABD ve NATO güçleri olmuştu.
2005-2012 yılları arasında özellikle Kandahar ve Helmand bölgeleriyle Kunar eyaletinde gücünü arttıran Afgan Talibanı, 2010 yılında Karzai hükümetinin önerdiği barış görüşmelerinde ilk şart olarak ABD ve NATO askerlerinin çekilmesini öne sürdü.
Bugün Afgan Talibanının bir askerî örgütlenmesi yok. Her grup bağımsız eylemlerle adından söz ettirmeye çalışıyor. Afgan Talibanı'nda ABD ve NATO güçlerine karşı en etkili mücadeleyi veren, Pakistan'ın kuzey Veziristan bölgesindeki Hakkani grubuyla, eski Afganistan dışişleri bakanı Gulbeddin Hikmetyar'a bağlı güçler... ABD özellikle kuvvetlerine büyük kayıplar verdiren Hakkani grubuna yönelik operasyon için Pakistan'a baskı yapıyor.
Öte yandan Pakistan'da saklandığı belirtilen Afgan Talibanı lideri Molla Ömer, 2010 yılında başlatılan barış görüşmelerinin ardından BM'nin terör listesinden çıkarıldı. Ömer'in Paris'te yapılan gizli toplantıya katılarak, Afganistan'da 2014 yılında ABD ve NATO birliklerinin çekilmesi ardından  ülke yönetimine ortak olmak için anlaştığı iddia ediliyor.
İyi Taliban, Kötü Taliban

2010 yılında başlayan Afganistan'daki Taliban ile barış görüşmeleri, beraberinde "iyi Taliban-kötü Taliban" kavramlarını da getirdi. Silahlı mücadeleden vazgeçmeye hazır olanlar için kullanılan 'iyi Taliban' kavramı, Pakistan'da Afganistan'ın tersine işliyor. 
İyi Taliban ve kötü Taliban... Bu kavram özellikle Afganistan'da barış görüşmelerinin başladığı 2010 yılının ardından sık kullanılır oldu. Kötü Taliban kavramı Afganistan'da siyasi sürece katılmak istemeyen ve silah bırakmayarak NATO ve ABD üslerine saldırılarını sürdüren Taliban grupları için kullanılıyor. Bu kavram Pakistan'ın kuzey Veziristan bölgesinde saklanan ve başta başşehir Kabil olmak üzere bir çok defa Afgan yönetimi ve NATO güçlerine saldıran Hakkanî grubu ve yine Afganistan'ın eski başbakanı Gulbeddin Hikmetyar'ın liderliğindeki hizbul İslâm grubu için kullanılıyor.
Karzai hükümetinin siyasi katılım çağrısına destek vererek silah bırakan ve hükümetle barış görüşmelerini sürdüren Taliban gruplarıysa, iyi Taliban olarak adlandırılıyor. Aslında Afganistan'da bu sınıflandırılmanın oluşmasında ABD ve NATO'nun Taliban'ın ülkede bir siyasi güç olduğunun da farkına varmış olmasının etkisi var. Şimdi Karzai hükûmeti, ABD ve NATO ülkelerinin desteğiyle oluşturulan kötü imajı silmeye çalışıp Taliban'ı silahsızlandırarak siyaset sürecine çekmeye çabalıyor. Paris'ten gelen son haberler bu alanda önemli adımların atıldığını gösteriyor. Molla Ömer'in ülke yönetiminin yarısında Taliban'ın söz sahibi olması şartıyla "barışa evet" dediği belirtiliyor. Öte yandan Pakistan'ın elinde  tuttuğu bir çok Afgan Talibanı liderini serbest bırakması da süreci hızlandırdı.
Sınırın öte yanında Pakistan'daysa "kötü ve iyi Taliban" kavramı Afganistan'ın tersine işliyor. Pakistan'ın aşiretler bölgesinde, Afganistan'daki işgale karşı mücadele eden Taliban güçlerini destekleyen aşiretler, Pakistan'da herhangi bir eyleme karışmadıkları için, iyi Taliban olarak adlandırılıyor. Yani Afganistan'ın kötü Taliban'ı, Pakistan için iyi Taliban anlamına geliyor.
Pakistan Taliban'ı

Pakistan Taliban Hareketi'nin ismi 2008 yılında güney ve kuzey Veziristan'daki aşiretlerin, Mesud aşiretinin liderliğinde, Pakistan'da şer'i hükümleri uygulamak üzere birleşmeleriyle duyuldu. 2007 yılı aralık ayı sonunda Benazir Butto'ya düzenlenen suikastin sorumlusu olarak ilan edilen Taliban lideri Beytullah Mesud'un kurduğu Tahriki Taliban Pakistan, kısa sürede Pakistan güvenlik güçleri ve ülkenin büyük şehirlerinde el Kaide ile birlikte düzenlediği kanlı bombalı saldırılarla adını sıkça duyurmaya başladı. 
Pakistan 2007 yılına kadar, Taliban terörüne yönelik herhangi bir tehdit yaşamıyordu. 2007 yılında Taliban'ın örgütlendiği başkent İslâmabad'daki Lal mescidine düzenlenen kanlı askerî operasyonda yüzlerce medrese öğrencisi hayatını yitirdi. Ardından, Pervez Müşerref döneminde Swat vadisi ve aşiretler bölgesinde Pakistan ordusuna karşı saldırılar başladı. 
Pakistan ve Afganistan Talibanlarının gerek eylem tarzı, gerekse yönetim şekli ve yapılanmasında büyük farklılar var. Afgan Talibanı sadece NATO ve ABD güçleriyle Afgan birliklerini hedef alırken, sivil kayıpların yaşandığı saldırılardan mümkün olduğunca kaçınıyor. Farklı bir eylem tarzını benimseyen Pakistan Talibanı ise adam kaçırma, silah kaçakçılığı ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan bir çok gruptan destek alıyor. Bu gruplar Taliban adı altında çoğu kez sivillerin de hayatını yitirdiği kanlı eylemlere imza atıyorlar.
Pakistan Talibanının kurucusu Beytullah Mesud, 2009 yılı ağustosunda bir dron saldırısında öldürüldükten sonra yerine kuzeni Hekimullah Mesud geçti. Hekimullah Mesud döneminde intihar saldırıları yoğunluk kazandı. Sadece 2009 - 2011 yılları arasında 3500'den fazla sivilin bu saldırılarda hayatını kaybettiği iddia ediliyor. Hekimullah Mesud'un Pakistan'ın Afganistan'daki Afgan aşiret ve Taliban gruplarıyla olan yakınlığına karşılık, Hindistan ve ABD özel kuvvetlerince gizlice desteklendiği iddiaları da sık sık gündeme geliyor. 
Afgan Taliban'ı ise Pakistan'daki Tahriki Taliban Pakistan hareketinin kendileriyle ilgisi olmadığı ve sivillere yönelik saldırılarının da kabul edilemez olduğunu belirtiyor. 
Kuzey Haber Ajansı Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.