İsrail'in seçimi ve Türkiye
Netanyahu ve Lieberman ikilisinin ortak partisi Likud-Beytanu'nun temsilcisi Tzachi Hanegbi "İsrail'in münasebetleri düzeltmek için elinden geleni yapması gerektiğini" söyledi ancak Türkiye'den gelecek karşılıktan çok da emin olmadığını ima etti. Hanegbi "İsrail, Türkiye'yle ilişkileri yıllar öncesindeki haline döndürmek için çok daha samimi girişimler yapmalı ama dilenecek bir özür veya imzalanabilecek ortak bir anlaşma bu hedefe ne kadar ulaşabilir çok emin değilim, pek çok kişi şüpheyle bakıyor.
Çünkü mesele tahmin ettiğimizden çok daha derin olabilir, zira Türkiye'nin değişimi ve yeni stratejisi de ortada... Dışişleri bakanı Davutoğlu'nun, Erdoğan'ın ve diğer liderlerin İsrail ile ilişkilerden beklentilerini kestirmek güç ama yine de İsrail elinden gelen bütün çabayı göstermeli. Başarılı olmasa bile, denemiş olalım" dedi.
Merkez sol kanada ait "Gelecek Var" partisinin adaylarından Yaakov Peri de "gayret gösterilmesi konusunda" Hanegbi ile hemfikir... Peri "Türkiye konusunda ben de Hanegbi'ye katılıyorum. Türkiye ile stratejik ittifakın onarılması için gerekli bütün çabalar gösterilmeli, Türkiye'nin talep ettiği bir tür özür dilenmesi bile gerekebilir. Ama umarım çok geç değildir" dedi.
Soruyu dolaylı olarak cevaplayan en sağ kanattaki parti olan Yahudi Evi partisinin lideri Naftali Bennett, İsrail'in taviz verdikçe, uluslararası ortamda daha da soyutlandığını belirtti.
Bennett "İsrail'in uluslararası toplumda soyutlanmasından endişeliyim fakat bu zamana kadar verdiğimiz tavizlerle bize karşı yapılan girişimler daha da artıyor. Örneğin Gazze'nin yüzde 100'ünü verdik ama ne oldu? Gazze'den bize yönelik saldırılar arttı. Uluslararası kamuoyu, Gazze'yi verdiğimiz için bizi alkışlayacağına, Goldstone raporunu çıkardı. Diğer bir örnek de Mavi Marmara, Batı Şeria'da değil, bu olay da Gazze'de oldu" diyerek endişelerini ön plana çıkardı.
Merkez-sol kanatta yer alan İşçi partisi'nin adayı Isaac Herzog ise Türkiye'yle ilişkiler konusunda Suriye meselesinin bir vesile olabileceğini belirtti.
Koalisyon Tartışmaları Şimdiden Başladı

Anketlere göre hiçbir parti seçimde hükûmeti tek başına kuracak çoğunluğu elde edemeyecek. İsrail'de şimdiden seçim sonrası senaryolar tartışılıyor. Muhtemel koalisyon ortaklıkları şöyle olabilir:
Genel seçim öncesi dışişleri bakanı Avigdor Lieberman ile partilerini birleştirerek birlikte yarışma kararı alan başbakan Benyamin Netanyahu anketlere göre yarışı önde götürüyor olsa da, kendisine karşı oluşturulabilecek daha geniş bir ittifaktan ötürü endişe duymaya devam ediyor. Çünkü seçime iki hafta kala, merkez sol kanatta bulunan İşçi, Gelecek Var ve Hareket partileri aralarında düzenledikleri görüşmeleri saklı tutuyor.
Partiler arasında yaşanan anlaşmazlıklardan bir tanesi, hangi liderin daha çok ön planda olacağı hususunda... Zira, eski muhalefet lideri Tzipi Livni'nin "Hareket" adlı yeni partisi ile merkez-sol'un liderliğine oynaması diğer liderler arasında eleştiri konusu olmuştu. Livni halen daha merkez-sol kanattan bir liderin başbakanlığa taşınabileceği ihtimali üzerinde dururken, merkez solun diğer önemli bir aktörü "Gelecek Var" partisinin lideri Yair Lapid böyle bir niyeti olmadığını açıkça ifade etti. Kendisini daha merkezde tutan Lapid, Netanyahu ile birlikte aynı koalisyonda yer alabileceğinin sinyalini verdi.
Anketlerde ikinci sırada yer alan işçi partisinin lideri Shelly Yachimovich, Netanyahu ile aynı koalisyonda kesinlikle yer almayacağını belirtti. Merkez-sol arasında anlaşmazlıklar sürerken, Netanyahu kendi kampanyasını da bu muhtemel birleşmeye karşı güçlendirmeye çalışıyor.  Netanyahu ile Liberman'ın ortaya attığı yeni slogan "sol bloka karşı, daha geniş bir Likud-beitanu gerekli". Bu mesajla Netanyahu, siyasetin en sağ kanadında yer alan "yahudi evi" partisine kaptırdığı oyları da geri toplamaya çalışıyor. 
Başbakanlık dönemi boyunca yalnızca 1967 sınırına yakın ve elden çıkarılması mümkün görülmeyen büyük yerleşim yerlerini ziyaret eden Netanyahu, bu sloganla ilk kez batı Şeria'nın en içlerinde yer alan Rechelim yerleşim yerini de ziyaret etti. Nitekim beraberinde partisinden götürdüğü en sağcı-radikal adaylarla birlikte yaptığı açıklamada "yerleşim yerlerine ve İsrail devletinde varlığımıza yönelik bir saldırıyla yüz yüzeyiz, partimiz güçlü olduğu zaman bu saldırıya karşı durabilir ve yerleşimlerin geleceğini güvence altına alabiliriz. Ama destek zayıflarsa, hükümetin geleceği ve dolayısıyla yerleşimlerin geleceği de tehlikeye girer" dedi. 
Bu girişimlerle Netanyahu merkez-sağ kanatta kalan bütün reyleri toplayarak çok daha güçlü bir hükümet kurmayı amaçlıyor.
Hanin Zoabi'ye İzin Hususu 

İsrail'de bir yandan seçim süreci işlerken, diğer yandan alışılagelmiş siyasi manevralar da devam ediyor. Bu defa hedefte Arap milletvekili Hanin Zoabi var. Netanyahu'nun partisi Likud milletvekilleri topladıkları imzalarla "Mavi Marmara gemisinde bulunduğu gerekçesiyle" Arap asıllı İsrail milletvekili Hanin Zoabi'nin seçim yarışına katılmasına izin verilmemesini istediler. 
Milletvekili Zoabi'ye asıl darbe ise, dilekçeye kuzeni Ebu Davud Zoabi'den de destek gelmesiydi. Şimdiye kadar 15 bin imza toplayan dilekçeye, adını ekleyen Ebu Davud Zoabi, kuzeni Hanin Zoabi hakkında "bizi temsil etmiyor, meclis içinden İsrail'e karşı eylemler yürütüyor. Eğer Ramallah'taki Filistinlileri temsil ediyorsa, bırakın orada yaşasın" açıklamasında bulunmuştu. 
Fakat geçen hafta, kararın temyiz edildiği İsrail yüksek mahkemesi'nden sürpriz bir karar çıktı. Başsavcı Yehuda Weinstein "Zoabi'yi adaylıktan men etmek için geçerli bir sebebin olmadığını" açıklayarak, seçim komitesinin kararını feshetti. Zoabi'ye yapılan bu girişim ilk değil... Meclisteki Arap milletvekillerine yönelik karalama kampanyaları İsrail siyasetinin en başından bu yana süregeliyor.
Bugünlerde İsrail siyasetinde boy gösteren toplam 3 parti olsa da, İsrail nüfusunun 5'te birini oluşturan Arapların çoğu, seçimleri boykot etmeyi tercih ediyorlar. Rey kullanan Arapların oranı hiçbir zaman yüzde 50'yi geçmiyor.
Kuzey Haber Ajansı Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.