STK'lardan cenaze törenleri için sağduyu çağrısı

Mazlum-Der Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Çoban, Paris'te 3 kadının öldürülüş şekli ve meydana gelen olayın kabul edilemeyeceğini belirtti. 

Yapılacak cenaze törenlerinin hiçbir şekilde şiddete bulaşmaması gerektiğini kaydeden Çoban, ''Gerçekleşecek cenaze törenlerinin sağduyulu dini ve örfi geleneklere uygun bir şekilde yapılması, hiçbir şekilde şiddet eylemlerine dönüşmemesi gerekmektedir. Bu hassas sürecin atlatılabilmesi açısından da cenaze törenine yarışır bir şekilde olması gerekmektedir. Tüm katılacak kişileri, toplumu, bir provokasyondan uzak durmaya ve toplumda gerginlik oluşturacak eylemler içerisine girmemeye davet ediyoruz'' dedi.

Toplumda tüm kesimlerin benzer çağrılarda bulunması gerektiğini ifade eden Çoban, herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini savundu.

-''Herkes sorumluluk içinde davranmalıdır''-

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi de cenazelerin toplumsal gelenek ve dini vecibelere uygun bir şekilde defnedilmesi gerektiğini söyledi.

''Şüphesiz ki olayın oluş biçimi ve ölenlerin kimlikleri nedeniyle cenaze töreni herhangi bir cenaze töreni değildir'' diyen Elçi, şöyle konuştu:

''Vahşice katledilen 3 kadın için yapılacak cenaze töreninde bir gerginlik beklentisi doğru değildir. Cenaze töreninde çok büyük kalabalıklar toplanabilir, duygusal bir ortam oluşabilir, insanlar tepkilerini ifade edebilir, zaman zaman toplumun bir kesiminin hoşuna gitmeyen bir takım söz ve davranışlar sergilenebilinir.

Ancak bütün bunlardan cenaze töreninin bir olaya dönüşeceği anlamını çıkarmamak gerekir. Sonuç itibariyle herkes sorumluluk içinde davranmalıdır. Güvenlik güçleri de olayın hassasiyetini ve özelliğini gözeterek, hoşgörülü olmalıdır. Diyarbakır'da bu cenaze töreni nedeniyle sanki bir olay ve provokasyon olabilme ihtimalini işleme, bu söylemi yaygınlaştırmak ve beklenti içerisine girmeyi reddediyorum. Böyle bir beklentiye girmemek lazım.''

-''Provakasyonlara fırsat vermeyelim''-

Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Fahrettin Akyıl ise bölgede 30 yılı aşkın süredir yaşanan şiddet olaylarının bölge ve ülke halkına büyük zarar verdiğini belirterek, artık şiddetin sona ermesi gerektiğini kaydetti.

Bölge halkının çok büyük kesimi tarafından desteklenen İmralı ile yapılan görüşmelerin aynı zamanda büyük umut oluşmasını sağladığını ifade eden Akyıl, bu görüşmelerin şiddetin sona ermesine katkı sağlayacağını söyledi.

Akyıl, başta dış güçler olmak üzere bazı kesimlerin bu barış görüşmelerinin sonuçsuz kalması için çaba sarf ettiğini ve edeceğini, bu nedenle herkesin çok dikkatli hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle dedi:

''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakırlılara yönelik yaptığı çağrıyı doğru buluyorum. Barışı istemeyenler provokasyon yapmak için fırsat kollar. Paris'teki saldırıda yaşamını yitiren 3 kadının cenaze töreni sırasında provokasyon için uygun bir ortamdır. Bunun için cenaze törenine katılacak herkesin buna dikkat etmesi lazım. Provokasyon yapmak isteyenlere ortam oluşturmayalım, provokasyonlara fırsat vermeyelim. Sağduyulu hareket etmeliyiz. İkinci bir Habur durumunu yaşatmak isteyenlere fırsat vermeyelim. Bu hepimizin görevidir. Çünkü barış süreci bozulmak isteniyor.''

Dicle Üniversitesi (DÜ) Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Vahap Coşkun ise süreç konusunda hem BDP hemde hükümet tarafından son derece dikkatli bir dil kullanıldığını gördüğünü belirtti.

Özellikle Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan'ın açıklamalarında ciddi bir iradenin olduğunun görüldüğünü kaydeden Coşkun, şunları söyledi:

''Bu perşembe günü yapılacak törenlerin sürece zarar vermemesi için iki tarafa da önemli görevler düşüyor. BDP kendi kitlesine sahip çıkarak herhangi bir şekilde provokeye izin vermeden kitlesini kontrol edebilmesi gerekir. Öte yandan emniyet güçleri bazı grupların yapacağı, yapabileceği hareketleri kitleye mal etmemesi gerekir. Böyle bir şey gerçekleştirilirse çok büyük olaya sebebiyet vermeden geçiştirileceğini düşünüyorum.

Abdullah Öcalan'ın kardeşi ile görüşmesi sırasında söylediklerinden de süreçteki kararlılığın sağlam olduğunu, bu süreci sabote konusunda bütün tarafların dikkatli olması gerektiğini söylüyor. Bu cinayetlerin ardından iyi bir şekilde süreç yönetilebilirse süreci saboteden çok süreçteki kararlılığı artırmasında da büyük rol oynayacağını düşünüyorum. Bu sürecin herhangi bir şekilde heba edilmesine izin verilmemeli.''

Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu da hassas bir süreçten geçildiğini kaydederek, ''Bu fırsatın heba edilmemesi adına bütün kesimleri duyarlı davranmaya çağırıyoruz. Bütün halkımız duyarlı davranmalıdır'' diye konuştu.

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.