Yunanistan'da buhranın diğer yönleri

Ünlü Yunan yönetmen teodoros Angelopulos'un, ünlü güfteci lefteris Papadopulos'un ve nice ünlü isimlerin sıralarında okuduğu eski bir okul binası olan Vila Amalias 1932'den 1973'e kadar okul olarak hizmet verdi. 1975'de kamulaştırılan bina, 1990 yılında anarşist gruplar tarafından işgal edildi. O günden sonra sinema gösterimleri yapılan, tiyatro oyunları sergilenen bir mekân oldu.

Kimileri için bir barınak, kimileri içinse güncel meselelerin münakaşa edildiği, eylem kararlarının alındığı bir buluşma noktasıydı. Atina'nın merkezindeki Aharnon ve Heyden caddelerinin kesiştiği noktadaki binaya polis ilk operasyonunu yaklaşık bir ay önce yaptı. Gerekçe olarak da uyuşturucu trafiği gösterildi ancak sadece çok az miktarda kenevir ele geçirildi. Polis içeride, bıçak, gaz maskesi ve yaklaşık 1500 şişe bulunduğunu açıkladı. Bu şişelerin molotof olarak kullanılabileceğinden şüphe edildi. Binadakiler gözaltına alındı.

Geçen hafta ise anarşist gruplar binayı ikinci kez işgal ettiler. Polis biber gazı ile müdahale edip işgali sona erdirdi ve 92 kişiyi gözaltına aldı.

Boşaltılan binanın nasıl kullanılacağı henüz bilinmiyor. Atina belediye başkanı Yorgos Kaminis ise binanın tekrar okul olarak hizmet vermesini teklif ediyor. Hükûmet işgal altındaki binaları boşaltmaya kararlı olduğunu açıkladı.

Anketlerde Durum

Yunanistan 2012 yılında iki kez erken seçime gitti. İktisadî istikrarsızlık siyasi krizleri de beraberinde getirdi. 2012 haziran seçimlerinden sonra yeni demokrasi, PASOK ve demokratik sol'dan oluşan üç partili bir koalisyon hükûmeti kuruldu fakat AB ve IMF ile imzalanan memorandumlara karşı çıkan partilere destek veren yüzde 45,82'lik seçmen, hükûmette temsil edilemedi.

Yeni hükûmet üçüncü memorandum anlaşmasına da imza attı. Sokaklar yine karıştı. Kalabalıkların tepkisi büyüktü. Geçen hafta, yeni demokrasi yanlısı Kathimerini gazetesi ve Skai televizyonu için düzenlenen anket, yeni demokrasinin hâlâ birinci parti olduğunu gösteriyor. Anketi cevaplayanların yüzde 29'u yeni demokrasiyi desteklerken, yüzde 28,5'i ise Syriza diyor. Aralık 2012'deki ankette ise Syriza 2 puan fazla, yeni demokrasi ise 3 puan daha az oy almıştı.

Geçen haftaki ankette yüzde 10 ile altın şafak üçüncü parti gözüküyor. Altın şafak'ı yüzde 8 ile PASOK ve bağımsız Yunanlar takip ediyor. Hükûmet ortaklarından Dimar yüzde 7 destek alırken, komünist parti kke'nin oy oranı ise yüzde 5,5 olarak gözüküyor.

Anketteki “başbakanlığa en uygun isim kim?” sorusuna ise % 48 Andonis Samaras, yüzde 24 Aleksis Çipras cevabı geldi. "Hiçbiri" cevabını verenlerin oranı ise % 25'ti. Yine aynı ankette, yeni demokrasi, PASOK ve demokratik soldan oluşan bir üçlü koalisyondan yana olanların oranı % 40'tı. Ankete katılanların yüzde 23'ü ise Syriza'nın içinde bulunduğu bir koalisyonu tercih ediyordu.

Atina - Berlin Yakınlaşması

Buhran sürecinin başından beri olduğu gibi Yunanistan'ın gözü yine Almanya'da... Zira Avrupa ekonomisinin lokomotifi, Atina'ya verilecek destekte söz sahibi... Avrupa'da borç krizi başgösterdiğinden beri bütün Avrupa Berlin'e odaklanmış durumda. Herkes Merkel'in ağzından çıkacak sözleri merakla bekliyor.

Geçen hafta Yunanistan başbakanı Andonis Samaras ve cumhurbaşkanı Karolas Papulyas Almanya'ya eşzamanlı birer ziyaret yaptılar. Cumhurbaşkanı Papulyas kültürel bir etkinlik için Alman mevkidaşının davetlisi olarak Almanya'da bulunuyordu. Başbakan Samaras ise Alman Die Welt gazetesinin konuğu olarak bir konferansta söz aldı. Başbakan Samaras, Alman yatırımcıları Yunanistan'da yatırım yapmaya davet etti.

Samaras, Almanya ziyareti sırasında şansölye Angela Merkel ile de görüştü. İki liderin ağustos ayından beri üçüncü kez biraraya gelmesi Atina-Berlin arasındaki güven ilişkisinin pekiştiği yorumlarına yol açtı. Samaras'ın iyimserliğe işaret eden “bardağın yarısı dolu. Verdiğimiz sözleri yerine getiriyoruz” sözleri de dikkat çekti. Uzun zamandan sonra ilk kez Yunanistan'ın Euro bölgesinden çıkma ihtimali gündeme gelmedi.

Geçen cumartesi günü de anamuhalefet partisi Syriza'nın lideri Aleksis Çipras dört günlük bir ziyaret için Berlin'e gitmişti. Çipras, Berlin'de öncelikli olarak sol gruplar ve Yeşiller ile görüştü. Alman solu, Çipras'a büyük alaka gösterdi. Çipras'ın Alman maliye bakanı Wolfgang Schaueble ile görüşme kararı ise, kamuoyunda büyük şaşkınlık uyandırdı. Ana muhalefet liderinin, Syriza seçmeninin büyük tepki duyduğu memorandumların mimarı olarak bilinen Schaueble ile buluşma kararı tepkilere yol açtı.

Çipras ise “sadece aynı fikirde olduğum insanlarla görüşmüyorum. Biriyle konuşurken her zaman fikirlerini değiştirebileceğini düşünüyorum” dedi. Çipras, anamuhalefet partisinin ilişkilerinin Avrupa'yı yönlendirmede önemli rol oynayan Almanya ile normalleşmesinin de önemine değindi.

Grevler, Eylemler

Ekonomik krizle bunalan halk, hükûmetin uyguladığı malî politikalara hayır demek, maaşlarındaki düşüşü, vergilerdeki artışı, sosyal haklarının iptal edilmesini protesto etmek için greve gidiyor. Eylemlerde kalabalıklar onbinleri buluyor. Çoğu kez ise eylemler polis ile girilen çatışmalarla son buluyor.

2011 yılında 100 güne yakın grev yapıldı. 2012’de grev yapılan günlerin sayısı 100'ü de aştı.
Özellikle toplu taşıma araçlarının hepsinin birden greve gitmesi kimi zaman Atina'da ulaşımı imkânsız hale getirdi. Eczaneler, hastaneler de grev nedeniyle kapılarını kapatanlar arasındaydı. En uzun süreli grev ise, Atina'daki demir-çelik işçilerine aitti. 272 gün grev yapan işçiler, sonunda polisin de müdahalesi ile istediklerini alamadan işlerine geri dönmek zorunda kaldılar.

Lagarde Listesi Yayımlandı, Ortalık Karıştı

Halkın Atina hükûmetine bu kadar öfkeli olmasının bir diğer nedeni de IMF başkanı Christine Lagarde'ın listesi... Paralarını yurtdışına kaçıran ve vergi ödemeyen Yunanlara işlem yapılmamasına duyulan tepkinin artması sonucu, liste, soruşturma komisyonu'nun gündemine alındı. IMF başkanı Christine Lagarde'ın Fransa maliye bakanı iken, 2 yıl önce dönemin Yunan maliye bakanı Yorgos Papakonstandinu'ya paralarını yurt dışına kaçıran Yunanların isimlerinin yer aldığı bir liste gönderdiği öğrenildi.

Kamuoyunu öfkelendiren ise, yıllardır gün yüzüne çıkmamış listede isimleri olanlar hakkında soruşturma yapılmamış olmasıydı. Meşhur Lagarde listesinde mevduatlarını isviçre'deki bir bankaya transfer eden yaklaşık 2000 Yunan vatandaşın isimleri vardı. Milyon Euro'lara varan meblağların nasıl kazanıldığı akıllarda soru işaretleri doğururken, vergi ödemeksizin bu paraları yurt dışına kaçıranlara duyulan öfke çığ gibi büyüdü.

Gazeteci Kostas Vaksevanis bu listeyi yayınladığındaysa ortalık karıştı. Kendisi hakkında soruşturma açıldı, kişilere ait özel bilgileri yayınlamak suçundan yargılandı. Listenin, dönemin yetkilileri tarafından değiştirildiği iddiaları ortaya çıkınca, Paris'ten listenin orijinali tekrar istendi. Karşılaştırma sonucu, listeden bazı isimlerin silinmiş olduğu ortaya anlaşıldı. Silinen isimler arasında dönemin maliye bakanı Yorgos Papakonstandinu'nun akrabaları da vardı. Papakonstandinu hakkında meclis ön araştırma komisyonu soruşturma kararı aldı, eski bakan PASOK'tan ihraç edildi.

Ana muhalefetteki Syriza, sadece Papakonstandinu için değil PASOK lideri Evangelos Venizelos için de soruşturma açılmasını istedi, hükûmeti sorumluları korumakla suçladı. Hükûmet ise Syriza'yı istikrarı bozmaya çalışmakla itham etti. Zira, listenin üzerinde oynama yapılmasında Venizelos'un da sorumluluğu olduğunun belirlenmesi, koalisyonun geleceğinin tehlikeye düşmesi anlamına geliyor.

Sözkonusu listenin kayıtlı olduğu, savcıların elinde bulunan bir flaş belleğin de aslında orijinali olmadığı, sadece bir kopya olduğu ortaya çıktığında ise, sorumlular listesinin daha da uzayabileceği anlaşıldı.

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.