Bütün kızgınlığımıza rağmen AB'den vazgeçmeyiz

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin başkanlık sistemine geçmek istediğini ve bunun sebebinin siyasi istikrarın kalıcı olmasını sağlamak olduğunu belirterek, "Başkanlık sistemi ile ilgili takıntı kişisel bir hırs değil. Türkiye'nin başkanlık sistemi istemesinin en belirgin sebebi siyasi istikrar ve aynı zamanda adil bir temsiliyet olması parlamentoda." dedi.

Anadolu Ajansı'nın "Global İletişim Ortağı" olduğu "İnovasyon Ekonomisi ve Yatırım Ekosistemi" temalı 20. Uluslararası İş Forumu'nun (IBF) açılışında konuşan Şimşek, küresel anlamda yatırımın iyileşmesinin çok yavaş olduğunu söyledi.

Bütün kızgınlığımıza rağmen AB'ye katılım sürecimizi sürdüreceğiz

Başbakan Yardımcısı Şimşek, "Onlar PKK terörünü, ki terör örgütleri listesinde olmasına rağmen, dikkate almıyorlar. Bütün kızgınlığımıza rağmen biz AB'ye katılım sürecimizi sürdüreceğiz. Çünkü bu hukukun egemenliğini güçlendirmek, demokrasinin standartlarını iyileştirmek, kaliteli kurumlar inşa etmekle ilgili...

Bütün bunlar refah, bolluk için gerekli olan temel unsurlar. Hukukun egemenliği, kaliteli kurumlar olmadan kalıcı bir refah elde edemezsiniz. İşte o yüzden bir kulübe girme ile ilgili bir takıntı değil, bu Türkiye'nin kendi dönüşümüyle ilgili." dedi.

Şimşek, çevrelerine baktıklarında bu konularda AB'nin hala en iyi referans ve en iyi ilham kaynağı olarak karşılarına çıktığını, Türkiye'nin demokrasisini ve hukukun egemenliğini güçlendirmek için çalışmalarına devam edeceğini söyledi.

Türkiye'ye Batı medyasının manşetlerinden bakıldığında böyle bir resim görülemediğini ifade eden Şimşek, sadece hukukun egemenliğine zarar vermeye çalışanlara karşı aşırı önlem aldıklarını, bunu da hukuk kuralları çerçevesinde yaptıklarını vurguladı.

- "Başkanlık, siyasi temsiliyet anlamında adaleti sağlıyor"

Mehmet Şimşek, Türkiye'nin en büyük avantajının ciddi bir hükümete sahip olması ve bu hükümetin çok büyük desteği bulunması olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biz popülizm tuzağından kaçınabiliriz. Tabii ki atmamız gereken bir adım daha var; Türkiye bir başkanlık sistemine geçmek istiyor. Bunun sebebi siyasi istikrarın kalıcı olmasını sağlamak. 1970'lerdeki koalisyon hükümetleri Türkiye'nin iflasına yol açtı. 1990'lardaki koalisyon hükümetleri çok fazla sayıda krize yol açtı. O yüzden bu başkanlık sistemi ile ilgili takıntı kişisel bir hırs değil. Bu, Türkiye'deki siyasi sistemi düzeltmekle ilgili. Ki böylelikle idaredeki istikrar sürdürülebilir olsun. Çünkü başkanlık sistemlerinde kaç tane siyasi parti ya da aday yarışırsa yarışsın sonuçta bir kişi başkan olarak seçiliyor ve bu kişi ülkeyi 5 yıl boyunca yönetiyor. İşte böylelikle istikrar sağlanmış oluyor. Bu aynı zamanda siyasi temsiliyet anlamında adaleti sağlıyor.

Bugün koalisyon hükümetlerine karşı olan korku, Türkiye gibi ülkelerin parlamentoda temsiliyet için çok ciddi barajlar kurmasına sebep oldu. Ama başkanlık sisteminde bu barajları kaldırabilirsiniz. Bunlara ihtiyaç kalmıyor çünkü. İşte bu yüzden Türkiye'nin başkanlık sistemi istemesinin en belirgin sebebi siyasi istikrar ve aynı zamanda adil bir temsiliyet olması parlamentoda. Bu da aslında çok önemli bir reform olacak. Ve umuyoruz ki bunu önümüzdeki yılın ilk veya ikinci çeyreğinde hayata geçirebilelim."

Şimşek, Türkiye'nin bilişim, finans, ekonomi, eğitim ve hukuk alanlarında yaptığı ve yapmak istediği reformlara değinerek, yabancı yatırım çeken Türkiye'nin küresel anlamda doğru şeyler yaptığını söyledi.

Küresel anlamda halihazırda yaşanan ekonomik sıkıntının çözümünün ticarete daha fazla açık olmak ve daha fazla reform yapmak olduğunu belirten Şimşek, popülizm, korumacılık ve milliyetçilik gibi akımlara kapılmayıp kamuoyunun düşüncesini etkilemek üzere doğru şeyleri yapmaya odaklanmaları gerektiğini vurguladı.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türkiye'nin bütün meşruiyetini riske attığını ifade eden Şimşek, Türkiye'nin DAEŞ'i terör örgütü olarak tanımlayan ilk ülke olduğunu vurguladı.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.