Maliye açığa alınan ve ihraç edilenlerde son rakamları açıkladı

Maliye Bakanı Naci Ağbal, vergisini düzenli ödeyen mükelleflere, ödeme güçlüğü çekmeleri durumunda kolaylık sağlanmasına yönelik çalışmaya ilişkin, "Aşağı yukarı madde hazırlıkları tamam. Bunu 2017 ve sonraki yıllarda uygulanmak üzere başlatacağız. Bu önemli bir düzenleme. O zaman vergi aflarına olan ihtiyaç azalacak." dedi.

Ağbal, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı'nın geneli üzerindeki görüşmelerde, milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtladı.

Maliye Bakanlığında 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi veren Ağbal, bin 600 kişinin açığa alındığını, bin 694 kişinin ihraç edildiğini, açığa alınanlardan 232'sinin göreve iade edildiğini kaydetti.

Ağbal, taşeron konusundaki sorulara karşılık, "Taşeron konusundaki çalışmalarımız devam ediyor. Bir noktaya gelince gerekli açıklamaları yaparız." diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin maliyetine yönelik soruya Ağbal, "Maliye Bakanlığı olarak bu bilgiye sahip değilim. Cumhurbaşkanlığı bütçesi görüşülürken sanıyorum bu konu orada görüşülür." yanıtını verdi.

Ağbal, devlet memuru alımına yönelik sorular üzerine, "Eşitliği, kariyeri, liyakatı, herkesin kamu hizmetlerine katılımını engelleyecek bir düşüncemiz veya planımız yok. Bunu açık yüreklilikle ifade edeyim." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Ağbal, kamu-özel işbirliği taahhütlerinin toplamının 32,8 milyar lira olduğu bilgisini verdi.

- Bütçe hazırlıklarında kadın imzası

Naci Ağbal, kadınların bütçeden aldığı pay ve bütçenin hazırlanmasında kadın çalışanların rolüne ilişkin sorulara karşılık, kadınların bütçeden daha fazla pay almasını sağlayacak çok sayıda harcama programının uygulamaya konulduğunu söyledi.

Bütçenin, Bütçe Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından hazırlandığına işaret eden Ağbal, "Bu arkadaşların yüzde 50'den fazlası kadındır. Bütçe hazırlama sürecindeki en kilit yerdeki arkadaşlarımızın çoğu kadın. Gelir Politikaları Genel Müdürlüğünde de öyle." diye konuştu.

Gelir Vergisi Reformu çalışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ağbal, şunları kaydetti:

"Gelir Vergisi Reformu kavramını çok sık kullanıyoruz ama içini dolduralım desek hep beraber doldurmakta zorlanıyoruz. Onun için çalışmaya devam edeceğiz. En yakın zamanda bu çalışmayı tamamlayacağız.

Gelir Vergisi Reformu çalışmasını yaptık, görüş ve önerileri aldık, bu çerçevede Gelir Vergisi Kanunu Tasarısı'yla ilgili yeni bir içerik ürettik. Bana sorarsanız Gelir Vergisi Kanunu'nun reform kalitesini artıracak ilave düzenlemelere ihtiyacımız var.

Bana göre Gelir Vergisi Kanunu yapacaksak yatırımı, üretimi, ihracatı, istihdamı desteklemeli. Vergi adaletini tesis etmeli. Kayıt dışılığa karşı tedbirler içermeli. Mali milat, nereden buldun konularında siyasi perspektifimiz farklı. Bir bakış açısına göre en fazla vergiyi ücretliler ödüyor, bir başka bakış açısına göre ücretliler değil işverenler ödüyor diyebilirsiniz."

- Vergisini ödeyemeyene kolaylık

Vergi affını doğuran sebepler ortadan kaldırılırsa bu tür düzenlemelere gerek olmayacağına işaret eden Ağbal, iyi gününde vergisini ödeyen, işi kötü gittiği zaman ise ödemekte zorlanan vatandaşlara mevcut sistemin gerekli kolaylıkları getirmediğini belirtti.

Ağbal, şöyle devam etti:

"Üzerinde çalıştığımız bir düzenleme var. Bu düzenlemede borçlarını süresinde ödeyemeyen mükelleflerin geçmiş dönem ödeme performansları iyi ise zor duruma düştüğü dönemde verginin aslından vazgeçmeden faiz, teminat, ödeme koşulları konusunda çok daha vatandaşın yanında bir çerçeve oluşturacağız. Aşağı yukarı madde hazırlıkları tamam. Bunu 2017 ve sonraki yıllarda uygulanmak üzere başlatacağız. Bu önemli bir düzenleme. O zaman vergi aflarına olan ihtiyaç azalacak."

Vergisini süresinde ödeyen, geçmiş ödeme performansı pekiyi olan, geçen 3-5 yılda vergi taksitlerini aksatmayan, vergi denetimlerinde sıkıntı çıkmayan mükelleflerin de ödüllendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ağbal, şöyle konuştu:

"Böyle bir mükellefin gelir veya kurumlar vergisinde indirim yapalım diyoruz. Böyle bir düzenleme yapacaksak eğer bunun oranı ne olmalıdır, kapsamına kimler girmelidir? Zaten ödemek durumunda olan kurumsal mükellefler için böyle bir sistem getirmek demek aslında yanlış bir sonuç doğurur.

Buradaki hedef kitlemiz büyük ölçüde küçük ve orta ölçekli işletmeler olmalı. Yani kayıt dışılık ile kayıtlılık arasında gidip gelen işletmeler olmalı. Orada da geriye dönük ödeme ve vergi denetimi performansı iyi olanlara ileriye dönük adeta vergi kredisi gibi bir sistem getirmeliyiz. Onun maddeleri de hazır. Getireceğimiz sistem bugünden geçmişe uygulanmayacak, ileriye uygulanacak. Yani 2017 ve sonraki yıllarda mesela 2017, 2018, 2019 karnesi pekiyi olan mükellefin 2020 yılında kurumlar vergisi oranını örneğin yüzde 2 indirimli uygulayacağız."

Ağbal, özerk bir vergi inceleme yapısı kurmayı düşünmediklerini, Gelir İdaresi Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının bu konuda çalışmaya devam edeceğini kaydetti.

- Gayrimenkullerden elde edilen kazançlar

"Rant Vergisi konusunda bir çalışma olup olmayacağına" yönelik soruyu Ağbal, şöyle yanıtladı:

"Rant Vergisi'yle ilgili herhangi bir çalışmamız yok, olmayacak. Ranttan ne anladığımıza bağlı. Sizin ne anladığınız, benim ne anladığım farklı. Gelir Vergisi Kanunu Tasarısı'nın içerisinde gayrimenkullerin değerlemesine bağlı olarak oluşacak kazançtan vergi alacak bir sistemi getirdik. Kentsel değer artış kazançlarının vergilendirilmesine ilişkin bir müessese var. Şu anda 5 yıldan sonra gayrimenkulü elden çıkarırsanız vergi ödemiyorsunuz, yeni getirdiğimiz tasarıda 5 yıldan sonra olsa bile vergi var. Özellikle arsaların, arazilerin değerlendirilip oradan yüksek kazançlar elde edilmesi halinde tasarı içerisinde bunların vergilendirilmesini sağlayacak yeni müesseseler getiriyoruz."

Cezaları gelire göre uygulama konusundaki fikre katıldığını ifade eden Ağbal, "Mali milatla ilgili hiçbir çalışmamız yok, olmayacak." dedi.

- Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi

Ağbal, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi konusundaki çalışmaların devam ettiğine değinerek, "Özelleştirmeyle ilgili bir strateji oluşturma çalışmamız var. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi konusundaki paydaşlarımızla da görüşmeler yapıyoruz. Üreticilerle, çalışanlarla, diğer sektör temsilcileri ile görüşmelerimiz devam ediyor. Burada da hem ülke ekonomisi için bir kazanca dönüşecek hem de paydaşlar için memnuniyetle karşılanacak bir özelleştirme modelini inşallah sağlayacağız." dedi.

Kamunun mal ve hizmet alımlarında ciddi anlamda tasarruf öngören bir bütçe hazırladıklarını vurgulayan Ağbal, buna karşılık altyapı, ulaştırma, eğitim, sağlık gibi yatırımlara daha fazla kaynak aktardıklarını söyledi.

- Yeniden yapılandırma rakamları

Bakan Ağbal, yeniden yapılandırmada başvuru sayısının 5 milyon 624 bin 652'yi bulduğunu, yapılandırılacak alacak tutarının ise 49 milyar 959 milyon 924 bin 468 liraya karşılık geldiğini bildirdi.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Bugün Türkiye ekonomisinin birinci önceliği büyümedir. Kamu maliyesi büyümeye destek vermek zorunda. Bu mali disiplinden vazgeçmek değildir. 2017 yılı bütçesinin temel çerçevesi bu şekildedir." dedi.

Ağbal, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı'nın geneli üzerindeki görüşmelerde milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtladı.

Ağbal, Almus ve Köklüce hidroelektrik santrallerinin (HES) 7 yıllık gelirine satılıp satılmadığına ilişkin değerlendirmeler üzerine, "Özelleştirme İdaresi Başkanlığı yaptığı çalışmada buradan elde edilen gelirin, 19 yıla tekabül eden bir gelir olduğunu belirtiyor." diye konuştu.

Yapılan itirazlar üzerine Ağbal, "Hesaplama yapılırken geçmiş dönemi esas alıyorsunuz. O dönemde elektrik fiyatları yüksek, halbuki özelleştirildikten sonraki dönemde elektrik fiyatları düştü. Yeni dönemin fiyatları üzerinden simule ettiğiniz zaman 19 yıla karşılık geliyor." ifadelerini kullandı.

Bakan Ağbal, Sayıştay tarafından yapılan değerlendirmelere büyük önem verdiğini vurgulayarak, "Sayıştayın gerek kamu idarelerinde gerekse Maliye Bakanlığı üzerinde yapmış olduğu denetimler daha da artırılmalı, daha da derinleştirilmeli ve biz bundan istifade etmeliyiz." dedi.

Sayıştay ile Maliye Bakanlığı arasındaki iletişim ve ortak çalışma anlayışının daha da ileri gitmesi gerektiğinin altını çizen Ağbal, "Türkiye'de kamu maliye yönetimi ve kontrol sisteminde radikal anlamda uygulamayı iyileştirecek şey, bütün harcama sisteminin entegre tek bir yapıda oluşturulmasıdır. Şu anda dağınık vaziyette bir harcama sistemimiz var. Bu sorunları çözmek üzere 'Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi' projesi çalışmalarına başladık. Bütün boyutlarda entegre bir bilgi işlem sisteminde yapılandıracak bir proje. Bu konuda çalışmaları hızlandıracağız." diye konuştu.

- "Kamu maliyesi büyümeye destek verecek"

Naci Ağbal, ekonomiye ilişkin tartışmalarda toplumsal refaha bakılması gerektiğini belirterek, bu noktada da en çok öne çıkan parametrenin büyüme olduğuna işaret etti.

Büyümenin periyotlara göre karşılaştırılması gerektiğini vurgulayan Ağbal, burada AK Parti'nin görevde olduğu 14 yıl ile ondan önceki 14 yılın karşılaştırılması gerektiğini, buna göre AK Parti dönemindeki büyüme oranının önceki 14 yıla göre yüzde 30 daha fazla olduğunu söyledi.

Ağbal, AK Parti hükümetleri döneminde birçok makro ekonomik göstergede başarılı bir performans sergilendiğinin altını çizdi.

Bu yılın başında büyüme oranını yüzde 4,5 olarak belirlediklerini hatırlatan Ağbal, "Turizmde hepimizi üzen gelişmeler oldu. Milli geliri aşağı çekme bakımından yüzde 1'in üzerinde negatif etkisi oldu. Büyümede yüzde 4,5'ten yüzde 3,2'ye gelirken hem turizmin hem de tarımın önemli bir etkisi olduğunu söylemek lazım." dedi.

Ağbal, gelecek yıl büyüme oranının yüzde 4,4'e çıkacağını belirterek, şunları söyledi:

"2017 yılında toplam tüketimin yüzde 3,8 artacağını varsayıyoruz. 2016 gibi büyümenin yüzde 3,2 olduğu bir yılda toplam tüketim yüzde 5,8. 2017'de de yüzde 3,8 öngörüyoruz. Kamu tüketiminin yüzde 0,4 artacağını, buna karşılık özel sektör tüketiminin yüzde 4,3 artacağını söylüyoruz. Sabit sermaye yatırımlarını gelecek sene yüzde 5,1 öngörüyoruz. Burada kamunun artış oranı yüzde 8,9. Kamu, yatırım harcamaları üzerinden büyümeye katkı verecek. Özel sektör harcamalarında yüzde 4'lük bir artış öngörüyoruz, 2016'da yüzde 0,8 olumsuz katkı vermiş."

Yatırım harcamalarının yıllara göre değişiklik gösterebileceğini kaydeden Ağbal, "Özel sektör yatırım harcamalarında 2012 ve sonraki yıllarda bir yavaşlama var. Biz 2017 yılına ilişkin daha iyimseriz. Çünkü özel sektör yatırımlarını teşvik edecek önemli düzenlemeleri bu süreçte yaptık." diye konuştu.

Ağbal, bütçenin vergi gelirleri kısmında ihtiyatlı olduklarını belirterek, "Bugün Türkiye ekonomisinin birinci önceliği büyümedir. Kamu maliyesi büyümeye destek vermek zorunda. Bu mali disiplinden vazgeçmek değildir. Hem mali disiplin bakımından gerekli hassasiyetlere devam edeceğiz ama öbür taraftan da büyümeye destek olacak kamu harcamaları kompozisyonunu güçlendireceğiz. 2017 yılı bütçesinin temel çerçevesi bu şekildedir." değerlendirmesinde bulundu.

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.