Radyo kültür hayatımıza neler kattı? (video)

AYŞE GÜLGÜN SONUŞEN – KUZEY HABER AJANSI

Kültür dünyamızın önemli meselelerini alanında uzman kişiler tarafından ele alındığı Dünya Bizim buluşmaları, her ay farklı bir konuyla katılımcılarının karşısına çıkmaya devam ediyor. Dünya Bizim buluşmalarının Şubat ayı konusu ''Radyoculuk'' idi.

''90'lardan Günümüze Değişen Türkiye'de Radyo'' başlığı altındaki toplantının moderatörlüğünü, Bahçelievler Belediyesi Başkan Yardımcısı Zekeriya Yıldız üstlendi.

ÖZEL RADYOLARA TOPLUMDA BÜYÜK İSTEK VARDI

Toplantıda söz alan konuşmacılar arasında Moral FM'den İsmail Tongar, radyoculukta yayın anlayışının 2000'li yıllara kadar yaşadığı değişim sürecine değindi. İsmail Tongar konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Radyoların özellikle, özel radyoların kurulması kuralsız oldu, geldiği gibi yaşandı. Öncelikle 90'lı yılların başındaki bir dönem. Özel radyoların açılması kapanması sonrasında toplumda oluşan büyük istek, bir anda radyo yayıncı arzını da beraberinde getirdi. Öyle bir dönem yaşadık ki her binanın tepesinde radyo istasyonu görür olduk. İnsanların hobi olarak yaptığı bir uğraşı oldu. Ve bir dönem böyle geçti.”

“KONU VE KONSEPT ÇOK ÖNEMLİ”

Akra FM Genel Müdürü Naim Güleç, radyo programcılığı için aranan özellikleri konu ve kariyer odaklı olarak ele aldı. Naim Güleç konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Bir konuda uzmansa profesör olabilir, doktor olabilir. Bir şey konuştuğunda topluma faydası olan kişileri arayıp buluyoruz ve ilk önce konuyu tespit ediyoruz. Programın formatını ortaya çıkarıyoruz. Program formatına göre radyoculuk yapmak isteyen veya mevcut kadromuzda olan kişilerden kim en iyi şekilde yapabilir düşüncesiyle hareket ediyoruz. Yani önce konu ve konsept önemli.”

“RADYO DERT SAHİBİ OLMALI”

Muhabbet ağlarıya gönül köprüleri kurma hedefiyle yola çıkan Erkam Radyo'dan Selahaddin Kocaaslan da radyo programcısının dinleyicilerle bir bağ kurması gerektiğini belirtti. Selahaddin Kocaaslan şunları söyledi:

“Radyo programcısı olan arkadaşlarımızın dert sahibi olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bugün yaşadığımız toplumda çok fazla gönül yorgunu insan var. Kalabalıklar arasında yalnız kalan insan var, fark edilmek önemsenmek isteyen çok fazla insan var. Bizler o yalnız, garip o gerçekten kendini mutsuz, gönül yorgunu hisseden insanlara iyi birer yol arkadaşı olmayı hedeflemeliyiz radyocular olarak.”

“SESİN DE DİKSİYONUN DA İYİ OLMASI LAZIM”

Toplantıda radyoların kültür sanat hayatına katkılarından da söz edildi. Radyo programcısı Mehmet İhsan Ercan radyolarda program yapanların seslerinin de diksiyonlarının da iyi olması gerektiğini vurguladı.

“Sadece sesinizin güzel olması değil, diksiyonunuzun iyi olması da değil. Her ikisini de düzeltebileceğiniz mecralar var. Bunların dersini almak lazım. Ama kimse size bu fikri kazandıramaz. Eğer bakış açınız varsa, beslediğiniz bir yer, bir nokta varsa bu size bir fikir veriyorsa, o fikirle beraber siz herhangi bir hadiseyi yorumlayabiliyorsanız, o fikriniz işe yarayabiliyor. Birde radyoda anlattığınız kimin fikri, kendi fikriniz mi? O size kalsın diyebilirler. Toplumu ilgilendiren bir fikir mi ve yorumlayabildiğiniz bir fikir mi? Nereden beslenildiği çok önemli.”

HİKÂYE’DEN ÖYKÜYE ARAYIŞLAR

Bu ay; radyoların, kültür hayatındaki önemine dikkat çeken Dünya Bizim buluşmalarının altıncısı, "Hikâye’den Öyküye Arayışlar" temasıyla 31 Mart günü Bahçelievler Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek.

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.