Türkiye'de borsayı kuran adamın hikayesi

Sermaye piyasasının duayeni Muharrem Karslı denince, akla birçok ‘ilk’ geliyor. İlk ATM cihazı, ilk menkul kıymetler merkezi, ilk borsa kitabı ve en önemlisi bugün dünya ölçeğine ulaşan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası... Muharrem Karslı sadece bürokraside değil, ticaret ve siyaset hayatında da başarılara imza atmış.

Karslı başarılarının sırrını, “Olayı anlamak, yerinde görmek ve analiz etmek gerekiyor. Kısacası karar ve onay öncesinde ciddi araştırmalar, incelemeler yapmak lazım” şeklinde özetliyor. Karslı sorularımızı yanıtlarken, ülkemizin sermaye piyasalarının da doğuşunu ve gelişimini özetlemiş oldu.

Muharrem Karslı kimdir?

1938 yılında Kocaeli’de doğdum. Babam inşaat malzemeleri satan bir esnaftı. Üniversite için İstanbul’a geldim. O dönemde her üniversite kendi sınavını yapıyordu. İstediğiniz üniversiteye girebiliyordunuz. Ben iktisadı seçtim.

AKİS’TE EKONOMİ HABERİ OKURDUM

Neden iktisat okumayı seçtiniz? 

İki konuya merakım vardı. Biri mimarlık, diğeri ekonomi. O dönemlerde Türkiye’de ekonomi haberciliği yoktu. Yalnızca Metin Toker’in yayınladığı Akis Dergisi’nin ilk sayfaları ekonomi haberlerine yer verirdi. Ben de lise yıllarında her hafta Akis okurdum. Hayretler içinde kalırdım, ‘Demek ekonomi böyle bir şeymiş’ derdim. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İşletme Maliye sınavlarını kazanınca mimarlık sevdamdan vazgeçtim. 1959 yılında mezun oldum ve hemen AIESEC adındaki uluslararası öğrenci değişimi organizasyonu ile Fransa’ya gittim.

3 AYDA FRANSIZCA’YI SÖKTÜM

Fransa’ya niye gittiniz?

Maliyet muhasebesi stajı yapmak üzere gittim Fransa’ya. AIESEC’deki yönetici arkadaşlar kendilerine Paris’te iyi yerler seçmişlerdi. Bana Fransa’nın kuzeyindeki küçük Lille kenti yakınlarında küçük bir kasaba (Carvin) düştü. Andre Morin Ltd. adında bir beton mamuller fabrikasına gittim. Ama bir kelime İngilizce bilen yoktu fabrikada. Zorda kalınca 3 ay içinde Fransızca’yı söktüm. Türkiye’ye dönüşte bir baktım ki; AIESEC’deki arkadaşların hepsi Paris’te bir arada kaldıkları için Fransızcalarını geliştirememişler. 1960 yılında evlendim; aynı yıl askerlik de gelmişti.

ABD TALİMNAMELERİNİ MİLLİLEŞTİRDİM

Yabancı dilin askerlikte faydası oldu mu?

Tüm askerliğimi İstanbul’da Levazım Okulu’nda yedek subay olarak yaptım. Evim de İstanbul’da olduğu için işe gider gibi askere giderdim. Görev ünvanım Talimname Kurulu üyeliği idi. Okul kumandanının da özel tercümanlığını yapıyordum. Amerikan talimnamelerinin kıt’a subayları tarafından yapılan tercümelerini düzeltir, millileştirirdik. Almanca’yı da askerlik sırasında öğrendim. Bu arada üç kızımdan ikisi doğmuştu.

SEKTÖRÜN TEKNİK ADAMI

İş Bankası Müfettiş Yardımcılığı sınavlarına 1965 yılında girdim ve birincilikle kazandım. Ankara’da 6 aylık bir kurs aldıktan sonra İstanbul’a döndüm. 9 yıl boyunca müfettiş yardımcılığı ve müfettişlik yaptım. Çoğunlukla teknik işlerle uğraştım.

FRANSA HÜKÜMETİNDEN BURS

Teknik adam olmanın avantajları nelerdi?

1971 yılında Fransız Hükümeti’nden burs kazandım ve bankacılık araştırması yapmak üzere Fransa’ya gittim. Türkiye’den Merkez Bankası, Akbank ve İş Bankası’ndan olmak üzere 3 kişiydik. Fransız bankası Société Générale’de bir yıl araştırma yaptım. 12 konu başlığında araştırma yaptım ve birçok yenilik getirdim. Araştırmalarım içinde en önemlilerinden biri ATM cihazları ve diğeri kredi kartları oldu. Türkiye’ye 1972’de ilk ATM cihazlarını getiren kişi oldum.

İLK MENKUL KIYMETLER MERKEZİ

İş Bankası 1974 yılında bankada bir menkul kıymetler merkezinin kurulması işini bana verdi. Türkiye’deki ilk menkul kıymetler merkezini kurdum ve 11 yıl yöneticiliğini yaptım. Türkiye’deki şirket tahvillerinin yüzde 55’i, bizim bölümümüz tarafından ihraç ediliyordu. Şirketler tahvil ve hisse senedi ihraçları için bize geliyordu.

ÖZAL BORSAYI KURMAMI İSTEDİ

Borsayı kurma hikâyenizi anlatır mısınız?

Rahmetli Turgut Özal 1985 İstanbul’da Menkul Kıymetler Borsası’nı kurma kararı almıştı. Gerekli altyapı ve piyasa zaten mevcuttu. Bankalarda borsayı bilen ve bu işle uğraşan tek kişi bendim. Bankerlere ise kimsenin güveni kalmamıştı. Özal, Başbakan Yardımcısı Kaya Erdem’le konuşurken borsayı kurmak amacıyla tecrübeli birini aradıklarını söylediğinde benim ismim önerilmiş. Kaya Erdem ile borsa kurma işini görüşüp bir hafta izin istemiştim. İstanbul’a döndüğüm sabah tebrik telefonları almaya başladım. Hemen arkamdan kararname çıkmış. Cağaloğlu’nda Emniyet Sandığı’nın Ziraat Bankası mülkiyetinde çok eski bir binası vardı, o binada başladık çalışmaya. 5 yıl borsa başkanlığı yaptım.

TİCARETE ATILDIM, ŞİRKET KURDUM

Borsadan sonra ticarete atılmaya nasıl karar verdiniz?

Risk almadan başarılı olunmayacağını bilirim. Ticarete atıldım, Altın Menkul
Değerler adında borsa şirketi kurdum. Şişli Postanesi’nin üstünde bir ofisimiz vardı. Birçok ilde de şube açtım ve 10 yıl bu işi yürüttüm.

İLK BORSA KİTABININ YAZARI

SPK çok sık tebliğ yayınlıyordu. Borsa’nın kitabını yazmıştım. Her yeni baskıda da kitabın yüzde 30’unu yeniden yazmak zorunda kalıyordum. Altın Menkul Değerler A.Ş.’de 5 kişi sadece mevzuat takibi ile görevliydi. SPK birden asgari sermaye miktarını yükseltince acentelerimden borç almak zorunda kalmıştım. Baktım ki iş gittikçe zorlaşıyor, 2011’de şirketimi sattım.

ERDOĞAN PARTİ KURULUŞUNA ÇAĞIRDI

Ticareti terk ettikten sonra hayatınızda ne değişti?

Ticaret hayatım bitti ve ben yazlığa gittim. Hiçbir şey yapmayı düşünmediğim bir dönemdi. Telefonum çaldı, arayan Tayyip Erdoğan’dı. Erdoğan ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken tanışırdık. Bana ‘hemen atla gel, parti kuruyoruz’ dedi. Böylece AK Parti’nin kurucusu 70 kişi arasındaki yerimi aldım.

Hiç tereddüt etmediniz mi siyasete atılmaya?

Hiç tereddüt etmedim. Çünkü Tayyip Erdoğan ile aramızda güvene dayalı bir dostluk vardı. Çok sevdiğim, saydığım bir insandan gelen bu teklifi hemen kabul ettim.

MİLLETVEKİLİ OLDUM

Siyaset hayatınız nasıl geçti, neler yaptınız?

O sırada üçlü koalisyon vardı. 2001 krizi patladı. Ummadığımız bir zamanda seçim kararı alınınca biz de memlekette seçim turuna çıktık. Çalışmaları organize ediyorduk. Ben de milletvekili adayı oldum ve seçildim. 5 yıl bu görevi sürdürdüm.

Milletvekili olarak ne gibi hizmetler yaptınız?

Milletvekilliğim döneminde Türkiye-Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu’nun Türk üyesiydim. O dönemde komisyon olarak, Avrupa Birliği adaylığına kabul edilmek için 2005 yılında Avrupa başkentlerinde ikna çalışmaları yaptık ve adaylığımızın kabulünde katkımız oldu sanıyorum. İşim orada bitince NATO Parlamenterler Asamblesi üyelik görevi verildi. Tüm dünyayı gördüm. Dönem bitince milletvekilliğinden ayrıldım. Böylece siyasi hayatım bitti. İki yıl boyunca sağlık sorunlarımla uğraştım. İyileştim, 2010 yılında Ziraat Bankası’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevi önerildi ve bugüne kadar geldim.

En çok hangi mesleğinizi sevdiniz?

Bankacılığı sevdim ama teknik bir iş olarak sevdim. Hiç şubede çalışmadım, kredi vermedim… Müfettişlikten başlayıp borsacılığa geçtim. Ziraat Bankası çok büyük bir banka ve çok büyük işlere giriyor. Bu büyük işlere girmeden çok iyi incelemek gerekiyor. Olayı anlamak gerekiyor, yerinde görmek, analiz etmek gerekiyor. Kısacası karar ve onay öncesinde ciddi araştırmalar, incelemeler yapmak gerekiyor.

Gittiğim her yerden o yerin tarihi, turistik mekanlarının maketini alırım. Bir maket koleksiyonum var, fakat yer sıkıntısı çekiyorum.

İŞ BANKASI’NIN ŞİFRE SİSTEMİNİ DEĞİŞTİRDİM

İş Bankası’nda müfettiş yardımcılığı yapıyordum. Müfettişliğe terfi etmeden önce bir şubede 2. müdürlük yapardık. Şubede bana bazı servisleri bağladılar. O yıllarda bilgisayar yok; yapılan her işlemde şifre gerekiyordu.

Ama şifre işlemleri hem karmaşıktı hem de zaman kaybettiriyordu. Bu arada Barclays Bank gibi yabancı bankaların şifre sistemlerini de inceledim. Bizimkilerden daha iyiydi. Şifre sisteminin ıslahıyla ilgili kapsamlı bir rapor yazdım. İş Bankası raporu kabul etti ve şifre sistemlerini değiştirdi. Bu çalışmamdan dolayı ödül aldım.

TÜRKİYE’Yİ ATM’LERLE TANIŞTIRDIM

Fransız hükümet bursu ile Societe Generale’de araştırma yaparken Paris’te ilk kez otomatik ödeme makineleri yani ATM’ler ile tanıştım. ATM’ler üzerinde üç aya yakın araştırma ve çalışma yaparak İş Bankası’na öneride bulundum. Türkiye’ye döndüğümde 1972’de Kadıköy’de ilk ATM’ler kullanılmaya başlanmıştı bile. ATM cihazlarını Türkiye’ye getiren kişi olmaktan gurur duyuyorum.

PORTFÖYÜME RESMİ İNCELEME İSTEDİM

Borsa başkanı iken bir basın toplantısında borsayı, hisse senedini halka anlatmak için hisse senedi yatırımının korkulacak bir yanının olmadığını, kendi ikramiyelerimi de hisse senedine yatırdığımı söyledim. Ertesi sabah gazeteler borsa başkanı borsada oynuyor diye manşet attılar. Bu konu uzun süre gündemde kaldı ve ben çok üzüldüm. Bunun üzerine Hazine Müsteşarlığı’ndan yeminli bankalar murakıbı isteyerek portföyümün incelenmesini istedim. İncelemede hiçbir spekülatif hareket olmadığı ortaya çıktı.

MİLLİYET’TE KÖŞE YAZARIYDIM

Milliyet gazetesinde bir borsa köşem vardı. Daha sonra ekonomi, siyaset ve borsa konularında yazmaya başladım. 12 yıl bu işi keyifle sürdürdüm. 

Kaynak: İstanbul Ticaret Gazetesi/ HABER: SOYHAN ALPASLAN-söyleşinin orjinali için tıklayın

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.